31 Ekim 2022 - 18:04
Lübnan'da siyasi çalkantıların devam etmesi

Hizbullah'ın caydırıcılık gücünden zamanında kullanma sayesinde Lübnan'ın Filistin'i işgal eden Siyonist Rejim İsrail ile deniz sınırlarını çizme anlaşmasını kendi lehine bitirmesi, bu ülkenin Akdeniz'deki enerji kaynaklarına erişimini sağlayan tarihi başarılardan ve zaferlerden biri haline geldi.

Bu bağlamda Lübnan  bu enerji kaynaklarını en iyi ve optimize şekilde kullanması halinde bu ülkenin ekonomik krizini de çözebilir ve enerji ihracatçısı bir ülke haline de gelebilir.  Bu gelişmeler Lübnan'ın en iyi olaylarından sayılır.  Bu başarılı gelişmelerde ise direniş gruplarından olan Hizbullah'ın rolü açıkça ortadadır.  Bu da Filistin ve Yemen'deki diğer direniş gruplarına yeni rol modeller oluşturmakla ve onların ülkelerinin doğal kaynaklarını koruma ve kollama doğrultusundaki görevlerini hatırlatmaktadır. Böylece İslami ülkelerin kaynaklarının işgalci devletler ve hükümetler tarafından yağmalanması da önlenmeye çalışılmalıdır. 

Siyonist Rejim İsrail ile varılan deniz sınırlarının çizilmesi anlaşmasının tadının çıkarılmasına ve bu durumun Lübnan'ın siyasi ve ekonomik yararlanmasına sonuçta Lübnan sorunları ve zorluklarının çözülmesine yol açabilecek iki faktör ve gelişme daha vardı.  Bunlardan biri yeni hükümetin kurulması ve ikincisi  yeni hükümetin cumhurbaşkanının belirlenmesiydi. Necip Mikati  yeni kabineyi kurmak için 4 ayı aşkın bir süreye sahipti ve Hizbullah Hareketi de bir kaç kez Necip Mikati ve Michel Aoun arasında arabuluculuk yaptı ki yeni kabine kurulabilsin.  Kimi zaman da iki taraf anlaşmaya pek yakındı ama Necip Mikati bunu İngiltere kraliçesinin cenaze törenine katılması sonrasına erteledi ve ardından da bu konuyu hiç takip etmedi. Michel Aoun ise Necip Mikati'nin hükümeti kurmak için gerekli iradeye sahip olmadığını öne sürdü. Son bir kaç ayda ise kimi bilgi sahibi kaynaklar ve şahıslar Suudi Arabistan büyükelçisinin Beyrut'taki istişareleri ve ziyaretlerinden hareketle  Mikati'nin Michel Aoun'nun cumhurbaşkanlığı döneminin sonu gelmeden hükümeti kurmak istemeyeceğini tahmin etmişlerdi. Böylece Necip Mikati'nin cumhurbaşkanının da yetkilerini elinde bulundurarak  Suudi Arabistan ve ortaklarının uygun gördüğü cumhurbaşkanı adayını tanıtmak istediği söylenebilir. 

Buna esasen  Lübnan Parlamento başkanı Nebih Berri'nin  Michel Aount'un halefinin belirlenmesi için düzenlediği tüm oturumlar,  sonuçsuz sona erdi, böylece  Necip Mikati hükümetinin kurulmasını istemeyenlerin  Michel Aoun'un halefinin seçilmesine de karşı oldukları, zamanı öldürmek istedikleri Michel Aoun dönemi sonrası projelerini hayata geçirmek istedikleri ortaya çıktı.  Bu yüzden Lübnan Cumhurbaşkanı Michel Aoun da  Mikati'nin yeni kabinesinin kurulmasına dair sürekli çabalarından ümidini kestiği zaman  cumhurbaşkanlığı döneminin son gününde imzalanmış Mikati hükümetinin istifasını  parlamentoya  sundu. Böylece aylar öncesinden beri  Michel Aoun sonrası dönemi için plan yapan ve yeni hükümetin kurulmasını erteletmeye çalışanların önüne engeller oluşturmak istedi. Bu yüzden Lübnan'ın yeni bir siyasi istikrarsızlık döneminin eşiğinde olduğu söylenebilir. Öyle bir istikrarsızlık dönemi ki ülke dışında Suudi Arabistan ve ülke içinde de Samir Ca'ca' tarafından yönetilecektir. 

342/